Oğuz Kağan Destanı

Oğuz Kağan

 

Oğuz Kağan destanı birçok tarihçiye göre Türk tarihindeki en büyük  ve en önemli destandır. Bütün Türkleri bir araya getirip toplayabilen,müthiş savaş stratejileri geliştiren,nefsine ait herşeyi veren ama toprağından bir karış vermeyen bir efsanenin hayatıdır. Oğuz Kağan birçok farklı kaynakta kendine yer bulmuştur fakat hepsinin ayrıntıları aynı değildir. En geçerli bilgi olarak Uygur Türkleri’ndeki Oğuz Kağan destanı,Oğuz’un M.Ö. 200’lü yıllarda yaşamış Hun hükümdarı olduğundan bahseder. Bu da Metehan ile Oğuzhan’ın aynı kişi olduğu anlamına gelir ve çok mantıklı olup birçok tarihçi bu noktada birleşmiştir. Çünkü ikisinin hayatı tıpatıp aynıdır ve temsili resimleri bile birbirine çok benziyor. İkiside Hun hükümdarıdır,ikiside Türk birliğini (Turanı) kurmuştur,ikiside çinlilerle bolca savaşmıştır. Bu açıdan büyük bir olasılıkla “Mete” ve “Oğuz” aynı kişidir.Ayrıca Oğuz Kağan’ın kurduğu ve kendinin “Güngörmüşler” diye adlandırdığı ihtiyarlar teşkilatı ömrü boyunca kendine kılavuzluk etmiştir. 

Destan şöyledir:“Bir gün Ay Kağan’ın sancıları başlar ve bir erkek çocuk doğurur saçları ve kaşları kapkara,ağzı ateş kızılı,gözleri de ela renkliydi bu çocuğa Oğuz adını verdiler. Oğuz,annesinden bir kere süt emer,bir daha da emmez. Daha sonra çiğ et ve şarab ister. 40 günlük olduğunda yürür ve oynamaya başlar. Beli kurt beli gibi,omuzları samur omzu gibi,göğsü de ayı göğsü gibiydi. Ata binip avlanmayı çok severdi. Oğuz’un gençliğinde yaşadığı çevredeki ormanda pek yaman bir canavar vardı,hayvanları ve halkı yiyip dehşet saçıyordu. Oğuz artık bu canavarı öldürmeye niyetlenir ve yanına kargı,ok,yay ve kalkan alarak ormana doğru yola koyulur. Önce bir geyik avlayıp ağaca asar ve tan ağardığı vakit gelir,geldiğinde geyik gitmiştir. Daha sonra bir ayı yakalar ve onuda ağaca asar ardından tan ağarınca geldiğinde onunda gittiğini görünce kendini ayağından ağaca asar. Canavar geldiğinde ipi keser ve saldırır canavar sert bir şekilde Oğuz’un kalkanına vurur,Oğuz’da kargıyla canavarı öldürür kılıcıyla da başını keser ve uzaklaşır. Oraya tekrar geldiğinde bir aladoğanın canavarın bağırsaklarını yediğini görünce aladoğanıda öldürür. 

Birgün Oğuz,Gök Tanrı’ya yalvarırken karanlık basar ve güneşten parlak bir ışık iner. Karşısında dillere destan güzellikte bir kız bulur Oğuz. Öyle güzeldir ki o gülerse Gök Tanrı güler,ağlarsa Gök Tanrı’da ağlardı. Oğuz bu kızı sever ve onu yanına alır. Bir zaman sonra bu kızın 3 çocuğu olur ve isimlerini de  Ay,Gün ve Yıldız koyarlar. Oğuz yine bir ava gittiğinde karşısında bir kız bulur ve bu kızın gözleri gök mavisi saçları ırmak gibi dalgaları dişleride inci gibi beyazdı. Oğuz bu kızıda sever ve yanına alır. Bir zaman sonra bu kız 3 çocuk doğurur ve isimlerini de Gök,Dağ ve Deniz koyarlar. Oğuz artık bir büyük olmuştu bir Kağan olmuştu. Bir şölen düzenletir ve türlü türlü yemeklerin,şarapların ardından şöyle der: 

 

Ben sizlere oldum kağan  Oğuz Kağan'ın Öğüdü
Alalım yay ile kalkan 
Nişan olsun bize uğur 
Bozkurt olsun savaş parolası 

Demir kargı olsun orman, 
Av yerinde yürüsün kulan 
Daha deniz, daha nehir 
Güneş bayrak, gök çadır.

 

 

 

Kurtların Türk tarihindeki kutsallığı da Göktürklerden değil Hun Türklerinden gelir. Oğuz Kağan bir savaşa giderken önüne bir kurt çıkar ve ona yol gösterir. Böylece giderler ve yaman bir savaş geçer İdil ırmağı baştan başa kan olur. Oğuz Kağan ırmağı nasıl geçeceğini ordusuna sorar ve akıllı bir bey orada ki ağaçlardan birini keser ve üzerine yatarak geçer. Bu kişi Uluğ Ordu bey’dir. Oğuz Kağan güler ve ardından senin adın bundan sonra “Kıpçak bey” olsun der. Oğuz Kağan bu savaşlarla pek çok devleti imparatorluğuna katmıştır. Oğuz Kağan her zaman yanında ak sakallı bir bilge ile gezerdi bu kişinin adı Uluğ Türk’tü. Uluğ Türk rüyasında 3 okun doğuya 3 okun da batıya gittiğini görür. Ve bunu Oğuz Kağan’a anlatır o da rüyanın anlamını farkeder. Oğuz Kağan 6 çocuğunu çağırır ve derki: “Benim gönlüm avlanmak ister yalnız ihtiyar olduğum için cesaretim yok Gün,Ay ve Yıldız doğuya Gök,Dağ ve Deniz’de batıya gitsin der. Doğuya gidenler bir altın yay,batıya gidenler de 3 gümüş yay bulurlar. Oğuz Kağan bu yayları eşit bir şekilde çocukları arasında paylaştırır. Daha sonra Kurultay toplanır ve altın bulanlar “Bozoklar”,gümüş bulanlar da “Üçoklar” diye anılır. Oğuz Kağan’ın son sözleri de şunlardır:

 

Ey oğullarım, ben çok aştım; Oğuzhan ve 6 oğlu
Çok vuruşmalar gördüm; 
Çok kargı ve çok ok attım; 
Atla çok yürüdüm; 

Düşmanları ağlattım; 
Dostlarımı güldürdüm. 
Ben Gök Tanrıya (borcumu) ödedim. 
Şimdi yurdumu size veriyorum.

 

 

 

 

 

Son olarakta şunu belirtmek gerekir Oğuzhan bütün Türkleri bir araya getirerek Turan’ı ilk kuran kişi olduğu için bütün Türklerin atası olarak kabul edilir.Ve günümüzde bütün Türk dünyasının mensup olduğu boylar şunlardır:

24 Oğuz Boyu

 

Etiketler: , ,

Yazar: tanrıkutmete

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar


Süs Tavukları