Göç Destanı

Göç Destanı

 

Aslında Türk milleti tarih boyunca binlerce yıllık serüvenleri göçlerle şekillenmiştir. Bu yüzden bu kadar geniş bir coğrafyaya sahibiz günümüzde bağımsız ve özerk Türk Cumhuriyetlerini ve Güney Azerbaycan gibi birkaç büyük Türk topluluklarını da dahil edersek 10 milyon kilometrekarelik topraklarda 200 milyona yakın  Türk yaşamaktadır. Bu da tarih boyunca süregelen göçebelik alışkanlığından kaynaklanmaktadır. Günümüzde dahi Türk milleti olumsuzluklar karşısında göçebelik alışkanlığını devam ettirmektedir buna örnek vermek gerekirse Türk (Kazak,Kırgız,Azeri,Türk,Özbek,Türkmen,Kıbrıs Türkü) halklarının Avrupadaki toplam nüfusu 50 milyonun üzerindedir. Yani sözün özü göçebe yaşam halen hayatımızdan çıkmış değildir.
Göç eden TürklerPeki bu göçü,diğerlerinden ayırıp destan olmasını sağlayan özellik nedir? Bu destan bir Uygur destanıdır. Uygur Türkleri’nin arasındaki ulusal birlik ve milli irade dağılınca yurtlarını terketmiş ve güneybatıya ilerlemişlerdir. Uygur devletinde Tuğla ve Selenge ırmaklarının birleştiği yerde Hulin adının verdikleri bir dağ vardı. Bu dağın tepesindede bir kayın ağacı vardı. Bir gece bu ağaca doğru bir ışık indiği gözlendi. Bütün ahali buna şahit olmuştu. 9 ay sonra bu ağaç yarıldı ve içinden 5 çocuk çıktı. Köylü bu 5 çocuğu alır besler ve büyütür. Bu çocuklardan en büyüğü Sungur Tekin,en küçükleri de Buğu Han’dı. Buğu Han büyüdüğünde imparatorluğun başına geçer ve ülkeyi refaha kavuşturur,artık Türk halkı zengin ve mutlu bir hale gelmişti.  Uzun bir süre sonra Yuluğ Tigin,Uygur devletinin başına geçer. Yuluğ Tigin hayatının büyük bölümünü çinlilerle verdiği amansız savaşlarla geçirmiştir ve artık bu savaşlara bir son vermek için oğlu Gali Tigin’i çin prensesi ile evlendirmeye karar verir. Ama çinliler bir koşul kaydıyla prensesi vermeyi ve barış yapmayı kabul ederler. O koşulda Tanrı dağı eteklerinde bulunan devasa bir kaya kütlesi olan Kutlu Dağ’ı isterler. Gali Tigin Kutlu Dağ’ı onlara verir. Kaya gerçekten devasa büyüklüktedir çinliler bunu götürmek için kayanın etrafında ateş yakarlar,kaya ısınınca da üzerine sirke dökerler. Parçalara ayrılan Kutlu Dağ’ı at arabalarıyla çine kadar götürürler. Bu dağ adı gibi kutlu ve kutsal olduğu için parçalanması ve alıkonulması herkesi üzmüştür. Kayanın gidişine bütün hayvanlar kendi dilleriyle ağlarlar. Bu olaydan tam 1 hafta sonra Gali Tigin ölür. Uygur devletinde kıtlık ve kuraklık baş gösterir. Ve Uygur Türkleri memleketlerini terk ederek güneybatıya doğru ilerler. 

Bu destan Kutlu Dağ’ın parçalanması ve çinliler tarafından alıkonulması bir lanet getirmiştir. Kaya götürüldükten 1 hafta sonra kıtlık ve kuraklığın patlak vermesi,ayrıca Gali Tigin’in ölümü bu sebeplerden ötürüdür. 

Etiketler:

Yazar: tanrıkutmete

Bu yazıyı paylaş

  • facebook-share
  • tweet-it
  • friendfeed
  • plus-it

yorumlar

1 Yorum Yapıldı